Üyelik Girişi
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.75266.7796
Euro7.65917.6897
Hava Durumu
Site Haritası
Saat
Takvim
    • 2018 Yılı Sünnet Organizasyonu
    • 2018 Yılı Sünnet Organizasyonu

Toplumlar Açısından Nitekilki İnsan

TOPLUMLAR AÇISINDAN NİTELİKLİ İNSAN İHTİYACI

   Dünya medeniyetler tarihine bakıldığında, bir medeniyetin yaşadığı çağ içinde diğer medeniyetlere göre öne çıkmasında,  öncü rol oynamasında, ana etkenlerin başında, nitelikli insan unsurunun geldiği görülmektedir. Buna göre, nitelikli insan unsuru, çağının ileri, öncü, diğer medeniyet ve toplumlarına yön veren, kendi medeniyet değerlerini, çağına göre en ileri derecede kalp+akıl bütünselliğinde içselleştirip, bu değerleri hayatına geçiren ve buna göre topluma vizyon kazandıran kişidir.

   Tarihde temel düşünce anlayışı itibariyle birbirlerinden farklı, dünyaya yön vermiş olan tüm medeniyetlerin (Eski Yunan, Arap-İslam, Roma ve Osmanlı Medeniyeti vb) ortak bir yönü bulunmaktadır Bütün bu farklı düşünce sistemine sahip medeniyetler, başarılarını, kendi değerler anlayışlarına göre yetiştirdiği nitelikli insan unsurunun inşası vasıtasıyla gerçekleştirmişlerdir. Bu nokta da medeniyetler, toplumlar, ülkeler ve topluluklar açısından kilit kavram; “nitelikli insan arayışı” olgusudur.

   Dünya toplumları birbirlerinden farklı kültürel anlayışlara sahip olduğundan, bu farklı kültürel anlayışlar, birbirlerinden farklı nitelikli insan yetiştirme gerçeğini ortaya koymaktadır. Hangi değerlere göre, kime göre, nasıl bir kültür anlayışından ne tür nitelikli insan çıkartılabilir sorularına cevap bulabilmek gerekir. Bundan dolayı bu tür sorular,  bir toplumda “nitelikli insan” yetiştirmesinin ana yol haritasını belirlemektedir. Söz konusu toplumun/medeniyetin ihtiyaç duyduğu “nitelikli insan“ hangi kültürün (Batı medeniyetinin, Türk-İslam medeniyetinin, Budist veya Hinduist topluluğun mu) özellikleri çerçevesinde kalp+akıl birlikteliğinde inşa edilme ihtiyacı belirlenemediği takdirde, bir başka kültürün değerleri çerçevesinde “nitelikli insan” yetiştirilmeye yönelinebilinir. Bu durum ise toplumlar / medeniyetler açısından kendilerini yok eden kanserli bir yapının oluşması anlamına gelmektedir. Bundan dolayı öncelikle “nitelikli insan” toplumların/medeniyetlerin kültürel özlerine göre biçimlendirilerek, inşa sürecine girilmelidir.

   Nitelikli insan inşasında, ikinci önemli faktör, kendi kültürünüz ile başka  kültürlerin  insan tiplerinin farklarının bilinerek bu farklar üzerinden kendi nitelikli insanınızın yetiştirilme yöntemini kullanma gereği bulunmaktadır. Örneğin Ord.Prof.Dr.H.Ziya Ülken Hoca’ya göre Batı medeniyeti ile bizim medeniyetimiz arasındaki en önemli farkın, nitelikli insan tipinde ortaya çıkmaktadır. Buna göre Batı medeniyeti kendi nitelikli insanını “büyük adam” olarak tanımlayıp, tüm enerjisini bu “Büyük Adam” tipolojisindeki insanı yetiştirmeye harcamasıdır (www.ozgunsosyaldusunce.com). Batı medeniyetinin arayışı budur. Sisteminin kuruluş ve varlığının sürdürülmesi bu “insan” tipi üzerinden sağlanmaktadır. Bu “Büyük Adam” ise acımasız, merhametsiz, güce inanmış, eşitsizlikci, sömürü mantığına sahip, emperyal bir mantıkla toplumunu / medeniyet değerlerini savunun bir insandır. Bu bağlamda Avrupa’da  yakın geçmişte görülen Nasyonal- Sosyalist liderler ve günümüzde liberal- kapitalist merkez ülkelerin liderlerinin  Irak, Suriye, Afganistan, Filistin ve Afrika’da yapmış olduları uygulamalar, hep bu  Batı medeniyetinin nitelikli “Büyük Adam”ı vasıtasıyla gerçekleştirilmiştir. Bu uygulamalar dünya da herkes tarafından bilinen nitelikli insanlar! vasıtasıyla dünya; kan, zulüm ve adaletsizliğin merkezi haline dönüştürülmüştür.

   Ord.Prof.Dr. H.Ziya Ülken Hoca’ya göre Türk toplumunun nitelikli insanı ise “ Büyük İnsan” dır. Kültürünün kalp+akıl bütünlüğü çerçevesinde düşünen, hareket eden,  ilahi menşeli bilgiden beslenen, buna göre adalet, merhamet, dayanışma, duygu ve empati merkezli bir nitelikli insandır.1699’da 24 milyon kilometre karelik Osmanlı coğrafyası, (günümüzde bu alan üzerinde yaklaşık 65 ülkenin yaşamaktadır) bu nitelikli “Büyük İnsan “ vasıtasıyla gerçekleştirilmiştir. Buna göre örneğimizde de belirtildiği gibi iki ayrı medeniyetin iki ayrı nitelikli insan tipi,  farklı medeniyet ve toplum tiplerini, ve onların ömürlerini ortaya koymaktadır.

   Sonuçta günümüz Türkiye’sinde nasıl nitelikli insan yetiştirilmesi sorunu, Türk toplumunun geleceği açısından oldukça önemli olmasına rağmen, bu konunun tartışılmasında, toplum gündemine alınmasında yeterli toplumsal hassasiyet gösterilmemektedir. Buna ilaveten bu nitelikli insanı Türk toplumunun özgün değerlerine göre mi, yoksa mevcut modern global kültürün anlayışına göre yetiştirilmesi mi? gerektiği, tartışması da halen yapılmamaktadır. Çünkü önümüzde sözde başarılı bir modern Batı medeniyeti ve onun “Büyük Adam” modeli bulunmaktadır. Çeşitli medya kanalları vasıtasıyla bu insan modelinin Türkiye’de oturtulması çağdaşlaşma yolunda alınan bir mesafe olarak da zaten sunulmaktadır. Böylece bize empoze edilen bu modelin, Türk toplumunun özgün değerlerinde bulunan, çağlara yön veren manevi nitelikli üstün insan tipi olan “Büyük İnsan”dan uzaklaştırma amacı taşıdığı da düşünülebilinir. Bütün bunların önüne geçilebilmesi için toplumun özgün değerlerinden hareket eden Türk aydınlarının nitelikli insanımızın inşası arayışına öncelikle karar vermelidir. Bu kararın sonrasında ise Türk toplumuna dayatılan “Büyük Adam” insanı yerine, kendi nitelikli insanı olan “Büyük İnsan”ını hayata geçirebilecek ekonomik, kültürel, siyasal, toplumsal alt yapı çalışmalarına yönelinerek, sürecin harekete geçirilmesi planlanmalıdır.

Kaynakça

http://www.ozgunsosyaldusunce.com

Medikal Haberler
Sağlık Mevzuatı
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam4
Toplam Ziyaret27775
Dernek Konferanslarımız