Üyelik Girişi
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.75266.7796
Euro7.65917.6897
Hava Durumu
Site Haritası
Saat
Takvim
    • 2018 Yılı Sünnet Organizasyonu
    • 2018 Yılı Sünnet Organizasyonu

MedeniyetMakelesi

MEDENİYETİMİZDEKİ VAKIF ANLAYIŞININ VE “VAKIF İNSANIN”

      TOPLUMSAL YÖNÜ 

                                                                                              Dr. Abdullah Seyhanlı

     Vakıflar başta fedakârlık olmak üzere; yardımlaşma, dayanışma, uzlaşma, kaynaşma, mutlu olma, üretme ve koruma gibi ilkelere dayanır. Türk-İslam medeniyetinin toplum hayatında önemli bir yere sahip vakıf kurumu, Selçuklu ve Osmanlılar döneminde büyük bir gelişme göstermiştir.

     Belli bir malın kamunun menfaatine daimi bir şekilde tahsis demek olan vakıf, çok cepheli ve faydası oldukça çeşitli olan bir kurum olduğundan, içeriğini de çeşitli yönlerden ele almak gerekir.

     Devletin, vatandaşlarını belli bir refaha eriştirmek amacıyla sadece idari ve yönetsel düzeyde kalabilecek bir organizasyon olamayacağından, ekonomik ve mali tedbirler alarak da aynı amacı gerçekleştirme yükümlülüğü bulunmaktadır.  Anti–sosyalist olan bir devlet yapısı içinde bu söylenilen hususlar esasen devletin faaliyetleri konusudur. Bundan dolayı her devletin bütçesinde sayılan hususları temin için belli bölümler açılır ki, bu açılan bölümlerin hepsi birer kamu hizmeti görmek içindir. Sanayi ve tarımın, ekonomide gerek devletçe, gerekse de özel girişimciliğin çok yoğun olmadığı ülkelerde, bütçeler, genellikle vergilerle oluşturulacağından, zayıf  ülkelerin görecekleri kamu hizmetlerinin çeşidi ve kapsamı da o bütçe ile bir paralellik taşımaktadır. İşte vakıf, bu tür ülkelerde kamunun az başarabildiği veya hiç başaramadığı birtakım kamu hizmetlerine fertlerin iradesiyle doğrudan doğruya yardımı içeren bir mahiyet taşır. Vakıf ağı yoğun olarak kurulmuş olan ülkelerde farklı kamu hizmetleri,  vakıf gibi eski ve çok köklü bir kurum ile desteklenir.  Ülke o oranda bütçeden tasarruf imkânı bularak, bu tasarruf ile daha geniş kamu hizmetlerini yerine getirme imkânı bulur veya vaktiyle bütçesiyle başarmaya çalıştığı çeşitli kamu hizmetlerini daha kapsamlı olarak yapma imkânına kavuşur. Bu çok önemli faydasından ve sosyolojik özelliğinden dolayıdır ki, Kuran-ı Kerim ve  hadisi şerifler gibi İslam dinin iki önemli kaynağından destek  almış İslam hukukçuları, halka vakıf yapmak ve mallarını kamuya ve sonuçta devlet gücüne yardımcı kılmayı sürekli teşvik etmiştir. Onun içindir ki Roma Hukukunda dahi bulunmayan(Berki 1969: 1) vakıf kurumu, İslam hukukunda en özgün ve faydalı bir kurum olarak en ince ayrıntısına kadar değerlendirmeye tabi tutulmuştur. 

     Vakfın sosyolojik açıdan önemi; onun, toplumdaki fakirleri kalkındırmak, ekonomik ve mali güçlerini desteklemek ve sonuçta bu kesimin, sosyal geri durumlarına bir ölçüde çare olmak açısından özel bir önem taşımaktadır. Gerçekte vakıf mallar, sadece hastane, köprü, kütüphane, han, hamam, çeşme, mera, harman yeri  v.s. gibi doğrudan doğruya kamu hizmetlerine,yani fakirin de zengininde istifadesine arz edilecek olan toplum faydasına arz olunmaz. Öksüz yurtları, fakir talebelere yurtlar, aş ocakları, fakir ve kimsesizlerin barındırılması, güçsüz, hasta ve aile fertlerinin bakımı gibi amaçlar için de vakıf yapılabilir.Temelde vakıf,köken itibariyle bu amaç için doğmuş olup daha sonraki süreçlerde kapsamı gelişerek niteliği genişlemiştir.Buna göre vakıf, toplumsal ahlakı ve sosyal vicdanı tatmin edici bir özellik ve içerik taşımaktadır.Toplumdaki fertler arasında  sosyal ve ekonomik yardımlaşmanın  yaygın olduğu toplumlarda, fakirlik ve buna bağlı olarak gelişen sosyal yıkıntı, çökme, çözülme gibi toplumsal bünyeyi sarsıcı olaylar olmaz veya olsa bile  en alt seviyede gerçekleşir. Bu da hayrat nitelikli vakıfların toplum ve toplumsal yapının geleceği açısından ihmal edilemez önemini ortaya koymaktadır.Bunlar servet farkı gözetmeksizin herkesin faydalanacağı kurumlardır (Ülken 1971:17) . Buna göre hayrat vakıfların bir sosyal bünyede yoğunluk taşıyor olması, o sosyal bünyenin toplumsal ahlakının da düzene girmesinde  katkı  sağlamaktadır. Ayrıca dayanışmacı fert ahlakının gelişmesine bu ise, birlikçi toplum yapısının güçlenerek varlığını çok uzun süre devam ettirmesine hizmet etmektedir. Bu özelliğinden dolayı Osmanlı vakıf medeniyeti dünyanın sürekli en uzun cihan devleti özelliğini taşımaktadır.

     Vakfın toplum ahlakının düzenleyiciliği bağlamında belirtilen yönü ile; fertden fertde yapılan ekonomik yardımların(sadaka-infak) niteliği,  toplumda “kardeşlik” duygusunun, fedakarlığın, paylaşmanın güzelliğini ortaya koymaktadır. Bu durum aynı zamanda, kendisine bu yolla yardım edilen ferdin aşağılık duygusuna kapılmasına engel olarak, yoksulun kin, hased, çatışma, nefret gibi,  sosyal yapıyı olumsuz etkileyecek negatif duyguların toplumda işlerlik kazanmasını önlemiş olmaktadır. Batı medeniyetinin muhtevasında böyle paylaşımcı toplum ahlaki özelliği bulunmadığından, Marksizm gibi bir bela ile hem kendisi hem de başka toplumları meşgul etmiştir.

      İslam medeniyetinde vakıflar yoluyla gerçekleştirilen ayni ve nakti yardımlar, toplumda gelir dağılımının dengeci bir mantıkla yeniden düzenlenmesine,  sosyal adaletin toplum ölçeğinde etkinliğine,  “toplumsal dayanışma” ve gönüllülük sosyal eyleminin, toplum kalkınmasına yönelik hizmetin önemli unsurlarından birisi haline getirmektedir.

     Modern Batı’da aynen Türk İslam toplumunda olduğu gibi vakıf,  sivil toplum kuruluşlarının toplumsal organizasyonudur. Modern Batı’da birey-vakıf ilişkisi bulunmaktadır. Vakıf olgusu, Batı’nın çok öncesinde ise Selçuklu ve Osmanlı Türk-İslam toplumunda  fert-vakıf ekseninde oluşmuş ancak diğergamlık üzerine kurulmuş kurumsal bir yapıdır. Günümüzde Liberal- kapitalizmin modern dünyada modern bir sistem olarak bizzat eşitsizliğin oluşumunu sağladığından, toplumlarda vakıfların sosyal yardımlarına ihtiyaç daha fazla hissedilir olmuştur. Bundan dolayı Osmanlı Türk –İslam devleti bir vakıf medeniyetinin model olan temsilcisidir. Osmanlı Toplumunda adaletçi denge toplum yapısına bağlı olarak kurulan bazı vakıfların isimleri şöyledir: Güzel yazı öğretme vakfı, Sokak hayvanlarına ekmek verme vakfı, Hastalara evinde bakma vakfı, Kızlara çeyiz hazırlama vakfı, Kadın sığınma evi  vakfı, Sıcak pide dağıtma vakfı, Yaz günlerinde soğuk su dağıtma vakfı, Kışın abdest alanlara sıcak su dağıtma vakfı, sıcakta sebillere kar koyma vakfı, Helalleşme vakfı, Hıristiyan esirleri kurtarma vakfı, İlkokul Hocalarına tütünü yasaklama vakfı,Dara düşenlere vergisini ödeme vakfı, İflas eden tüccarlara yardım etme vakfı,şehit ve sahabe türbelerini tamir etme vakfı, İlmi kitapları bağışlama vakfı, şehir estetiğini koruma vakfı gibi pek çok vakıf bulunmaktadır.

     Bu vakıf isimlerinden de anlaşıldığı gibi vakıflar, medeniyetimizde; sevgi, merhamet, dayanışma ve sosyal dengeyi sağlama gibi toplumsal birliği ve bütünlüğü oluşturan sivil toplum kuruluşları olarak vazife yapmışlardır. Bunlar, modern Batı’da,  eşitsizliği besleyen liberal-kapitalist sistemin vakıf anlayışından zihniyet olarak oldukça farklılık taşımaktadır. Bundan dolayı “Yeni Türkiye”nin gelişim sürecinde milli ve manevi değerlerden hareket eden toplumsal birliği, beraberliği sağlayan, liberal–kapitalizmin bencil insan ve toplum yapı anlayışını kıran, yüksek ölçekli hizmet etme kabiliyetine sahip “vakıf “ ların gelişimi önem taşımaktadır. Çünkü “Yeni Türkiye” biçimiyle Türkiye; Afrika, Avrasya, Balkanlar, Avrupa, Güney Amerika olmak üzere  dünyanın büyük bir coğrafyasından başta Hıristiyan misyonerliğin açmış olduğu sömürünün bertaraf edilmesindeki “gidericilik ve düzenleyicilik” rolünü başta bu vakıflar yoluyla sağlaması mümkün görülmektedir.

 

 

KAYNAKÇA

Berki, Şakir; Vakfın Mahiyeti, Vakıflar Dergisi, s:8, Vakıflar Genel Müdürlüğü Yayınları, Ankara,1969.

Ülken,H.Ziya; Vakıf Sistemi ve Türk Şehirciliği, Vakıflar Dergisi, s:9, Vakıflar Genel Müdürlüğü Yayınları, Ankara,1971.

 

Medikal Haberler
Sağlık Mevzuatı
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam4
Toplam Ziyaret27775
Dernek Konferanslarımız